Bulut platformlarını kullanacak belli başlı IoT kategorileri

Bulut platformlarını kullanacak belli başlı IoT kategorileri

İnternette ve dijital yollarla bilgi ve veri alışverişinin hala önemli bir bölümü kişi ve kuruluşlar arasında gerçekleşiyor bugün. Mesajlaşma, e-posta, dosya paylaşımı, bankacılık işlemleri, günlük dijital işlem hacmimizin neredeyse tamamını oluşturuyor. Ancak teknoloji sektörü dışındaki profesyonellerin bile sıkça karşılaştığı Nesnelerin İnterneti (Internet of Things - IoT) teknolojileri veri trafiğinin kompozisyonunu, veriyi oluşturan, gönderen, alan ve işleyen tarafların profilini hızla değiştiriyor. Ve bu trafiğin büyük kısmı da bulutta gerçekleşiyor.

Nesnelerin İnterneti, çok genel ifadeyle, internete bağlanıp bulut bazlı yazılımları kullanarak iş gören ‘akıllı’ cihaz ve sistemlerin oluşturduğu ağa deniyor. Bugün bile oldukça çeşitlilik gösteren bu cihazlar/sistemler her alana yayılmayı sürdürüyor. 2015’te dünyada 15.41 milyar “bağlantılı” cihaz varken bu sayının 2025’te 75.44 milyara yükselmesi bekleniyor. Bugün bulunduğumuz yerden bakıldığında, bulut tabanlı IoT sistemlerinin en köklü dönüşümü yaratacağı alanlara hızlıca göz atalım:

Sağlık

Akıllı telefonunuzdaki ‘fitness’ uygulamalarıyla ilk ve henüz ilkel diyebileceğimiz örneklerini kullanmaya başladık bile. Çok da uzun olmayan bir gelecekte sağlığımıza ilişkin temel verileri gerçek zamanlı olarak takip edip, ölçümleyip, olağan dışı durumlarda sağlık birimlerine raporlama ve uyarı yapan cihaz ve sensörlerle yaşam standart hale gelecek. Mobil telefonlar yoluyla veri analizi ve gönderimi alanında Apple ve Samsung başta olmak üzere pek çok tüketici elektroniği şirketinin zaten yıllardır çalıştığı biliniyor. Birkaç on yıl sonra deri altına yerleştirecek bağlantılı mikro cihazlar, sağlık sektöründe köklü bir dönüşümü beraberinde getirecek.

Enerji

Akıllı termostatları ve sayaçları duymamış olamazsınız. Hızla yayılan akıllı ev otomasyonunda birincil yer tutan enerji ölçüm ve kontrol uygulamaları sayesinde mevsim, hava durumu, hane halkı trafiği ve hacmi, aydınlatma ve ısınma ihtiyaçları vs. sürekli hesaplanarak asgari maliyetle azami verimlilik sağlanabiliyor. Bunun bir de endüstriyel ve kentsel tüketim ayağını düşünün. Örneğin bir şehirdeki aydınlatma ağına dahil olan ve birbiriyle bağlantılı lambaların günün saati, hava, güneş ve ayın durumu, trafiğin yoğun olduğu bölgeler vs. değişkenlere göre anlık olarak ayarlanması hem yaşayanların konforu hem kentin bütçesine katkı açısından büyük avantaj sağlıyor.

Trafik

Test sürüşleri devam eden sürücüsüz araçları trafikte göreceğimiz günler uzak değil. Bu araçlardaki seyir sistemleri anlık olarak ihtiyaç duyduğu trafik verilerini büyük oranda bulutta kurulu sistemlerden alıyor ve işliyor. Sürücüsüz veya sürücülü araçlarda ve yollarda denemelerine başlanan akıllı ve bağlantılı seyir ve güvelik sistemleri, yol ve trafik durumunu, diğer araçların gönderdiği verileri ve hava durumunu sürekli analiz edip kaza olasılığını minimuma indirebiliyor. O kadar ki ABD’de bazı sigorta şirketleri, henüz erken aşamada da olsa bu sistemlerin bulunduğu araçlara şimdiden kasko primi indirimleri sunmaya hazırlanıyor.

Güvenlik

Bağlantılı akıllı cihazların sağladığı güvenlik avantajları elbette trafik güvenliğiyle sınırlı değil. Sınırları geçmemizi sağlayan pasaportların içindeki çiplerden cep telefonumuzdaki kimlik onay uygulamalarına, tartışmalı da olsa gelişimi süren yüz tanıma özellikli kent güvenlik kameralarından yangın ve kaza erken uyarı sistemlerine kadar sayısız alanda IoT Nesnelerin Interneti teknolojilerinin hızla tesis edildiğini görüyoruz. Ülkelerin kendi milli güvenlik sistemlerinde yararlandıkları erken uyarı ve keşif uygulamaları da IoT ArGe’sine için en çok bütçe ayrılan alanlardan.