CEO’lar kendi şirketlerine güvense de küresel ekonomiye güvenmiyor

Ticaret savaşlarının küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerine yönelik endişeleri Türkiye’deki CEO’lar da paylaşıyorlar.

CEO’lar kendi şirketlerine güvense de küresel ekonomiye güvenmiyor

Dijital dönüşümle verimlilikleri artan şirketler, buna karşın artan oranda korumacılık ve ticaret savaşlarının olumsuz etkilerine maruz kalmaya başladılar. Özellikle bilişim sektöründe Çin ve Hindistan’ın rekabetçi fiyatlarına karşı kendi üreticilerini korumak zorunda hisseden ABD ve Avrupa Birliği, ister istemez küresel ekonominin kısa ve orta vadedeki büyüme potansiyeline ilişkin şüpheler de doğuruyor. Ticaret savaşlarının küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerine yönelik endişeleri Türkiye’deki CEO’lar da paylaşıyorlar.

KPMG’nin gerçekleştirdiği CEO araştırmasına göre yüzde 96’lık kesim kendi şirketlerinin büyüme potansiyeline güveniyor; ancak bu potansiyelin küresel ekonomide de olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 68’de kalıyor. Bununla birlikte geçtiğimiz yıl küresel ekonomiye güven duyan CEO’ların oranının yüzde 88 olarak kaydedildiğini hatırlatalım. Küresel şirketlerdeki CEO’lar daha da karamsar; yalnızca yüzde 62’si küresel ekonomi için büyüme potansiyeli olduğunu düşünmekte.

Küresel ekonomide büyüme yaşanacağına olan inancın azalmasının ana nedeni, ağırlıkla Batı ekonomilerine egemen olmaya başlayan ‘korumacılık’ eğilimi. CEO’lara göre ticaret savaşlarının etkisiyle birlikte küresel ticaretin büyüme hızı da düşüyor.

Yapay zeka uygulamaları öncelikli

Söz konusu araştırmaya göre Türkiye’deki CEO’ların yüzde 92’si şirketlerinin dijital odaklı kökten bir değişime öncülük ettiği kanısındalar. Bu kişiler, şirketlerindeki büyümenin ağırlıkla üçüncü taraflarla stratejik iş birliklerinden geleceğini düşünüyor. Coğrafi açıdan değerlendirildiğinde büyüme hedefinde öncelikle gelişmekte olan piyasalar yer alsa da, geçen yıla kıyasla gelişmiş piyasalara odaklı büyümeye inananların oranının yüzde 32’den yüzde 48’e yükseldiği görülüyor. Gelişmekte olan piyasalar dendiğinde de ilk sırada Orta ve Güney Amerika ülkelerinden bahsediliyor.

Türk CEO’ların yüzde 8’i, iş süreçlerinin otomasyonunda yapay zekâ uygulamalarını hayata geçirdiklerini, yüzde 36’sı deneme aşamasında olduğunu, yüzde 56’sı ise bu uygulamaları sınırlı olarak hayata geçirdiğini söylemiş. Dijital taraftaki yatırımların daha hızlı artması gerektiğine olan inanç, CEO’ların eskiye kıyasla artık çok daha hızlı hareket etmesi mecburiyetinden de besleniyor. Zira küresel CEO’ların yüzde 74’ü, Türkiye'dekilerin ise yüzde 60’ı ortalama görev sürelerinin kısalarak beş yıl civarına indiğini söylüyor. Bu da elbette görevde kalınan süre azaldıkça, çeviklikle hareket etme mecburiyetinin artmasına neden oluyor.