Şehir içi toplu ulaşımda “akıllı” yönetim sistemlerinden temel beklentiler

Şehir içi toplu ulaşımda “akıllı” yönetim sistemlerinden temel beklentiler

Yapay zeka, makine öğrenimi ve nesnelerin interneti dahil pek çok teknolojiden yararlanılan “akıllı” sistemler bireysel veya kurumsal düzeyde sıkça kullanılıyor. Akıllı sistemler, gittikçe daha çok büyüyen ve karmaşıklaşan metropollerde ulaşım sorununa sürdürülebilir çözümler geliştirilebilmesinde önemli bir rol üstleniyor.  Toplu ve bireysel ulaşımdan yararlanan kullanıcıların deneyimleri incelendiğinde şehir içi ulaşımda çözüm geliştirilebilecek alanlar, trafikte geçirilen zamandan park yeri bulmaya kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

 

Stanford Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği ve geçtiğimiz günlerde yayımlanan Megaşehir Çağında Ulaştırmanın Geleceği başlıklı araştırmada; yolcular şehir içi ulaşım deneyiminin daha zorlayıcı olacağı, yolda geçirdikleri zamanın artacağı, bu yüzden de toplu taşıma planlaması, yönetimi ve ödeme sistemleri dahil olmak üzere yenilikçi akıllı uygulamalara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

 

Toplu ve bireysel ulaşım alanında dünyanın en kapsamlı çalışmalarından biri sayılan araştırmaya 19 ülkeden 19 bin tüketici katılmış. Araştırmadan elde edilen en çarpıcı ve temel veriler ise şöyle:

 

- Tüketiciler izleyen beş yıl içinde ulaşımda geçirdikleri sürenin artacağını düşünüyor ve dijital çözümlerle (örneğin vasıta varış saati, takibi, yolculuk süresi vb. uygulamalarıyla) bu sürenin kısalabileceğine inanıyor. Dünya genelinde tüketicilerin yüzde 52’si toplu taşıma deneyiminin beklentilerini karşılamadığını, araştırmaya katılanların yüzde 46’sı ulaşımda geçirdikleri sürenin arttığını söylüyor. Katılımcıların yüzde 37’si ise beş yıl içinde ulaşım sürelerinin daha da artacağını düşünüyor.

 

- Dünyanın yüzde 64’ü aracını park etmekle ilgili olarak sürekli sorun yaşıyor. Visa kredi kartı sistemlerinin kullanıldığı, yani Türkiye gibi yerleşik ve işler bankacılık ve ödeme sistemlerinin bulunduğu ülkelerde yapılan araştırmaya göre, dünyada bireylerin yüzde 61’i hem işe gitmek hem de kişisel ulaşımlarında kendi araçlarını tercih ediyor. Araba kullanmada en sıkıntı yaratan konuysa yüzde 64 ile “park edecek yer bulamama” olarak ortaya çıkıyor.

 

- Araştırmaya göre yine kendi aracını kullananların yüzde 47’si en ucuz benzinin nereden alınabileceği gibi bilgiler verebilecek yenilikçi uygulamalar beklediklerini dile getiriyor.

 

- Toplu taşıma yaygın olarak kullanılıyor ve kullanılmaya da devam edecek. Ancak toplu taşıma hizmetlerinde hız ve güvenilirlik beklentisi gittikçe daha çok öne çıkıyor. Katılımcılarının yüzde 44’ü işe, okula ve üniversiteye gitmek için toplu taşımayı kullanıyor. Rahatlık, güvenilirlik ve yolcu yoğunluğu toplu ulaşımı kullananların tercihini belirleyen üç temel faktör olarak ortaya çıkıyor.

 

- Araştırmaya göre toplu ulaşım ödemesini yapmak kolaylaştığında, rahatlık ve hızda gelişme bir tarafa ortalama kullanımda da yüzde 27 oranında artış olacağı öngörülüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 47’si farklı ulaşım şekilleri için farklı bilet kullanmanın, yüzde 41’i de toplu ulaşım hizmetlerinde sadece nakdin geçmesinin sorun olduğunu belirtiyor.