Kasiyersiz mağazalar 10 yıl içinde standart hale gelecek

2030 yılına gelindiğinde perakende tarafında kasiyersiz mağazalar ve kişiselleştirilmiş perakende ürün satışları hayatımızda önemli yer tutacak.

Kasiyersiz mağazalar 10 yıl içinde standart hale gelecek

Tüm sektörlerde olduğu gibi elbette perakende sektörü de hem arz hem de müşteri deneyimi aşamalarında dijital dönüşümden geçiyor. Türkiye’de 2018 sonunda 1 trilyon TL büyüklüğe ulaşan perakende sektörü de küresel eğilimlere paralel olarak inovatif çözümlere yöneliyor. Tedarikten sipariş ve teslimata kadar müşteri ve çalışan süreçlerini basitleştirip hızlandırmak esas amaç ve tüketici de bunun farkında. Dassault Systèmes ile CITE Research’ün ortak yaptıkları araştırmaya göre, 2030 yılına gelindiğinde perakende tarafında kasiyersiz mağazalar ve kişiselleştirilmiş perakende ürün satışları hayatımızda önemli yer tutacak.

Rapora göre teslimat seçenekleri, mobil ödeme, mağaza içi dijital teknolojiler ve kişiselleştirme 2030’da standart hale gelecek; tüketiciler kısmen veya tamamen kişiselleştirilmiş ürünleri neredeyse anında alabilecek.

Kilit dönüşüm 2030’da

Tüketicilerin beklentileri arasından seçtiğimiz birkaç ilginç veriyi paylaşalım: 
Gelişmiş pazarlardaki tüketicilerin yüzde 84’ü 2030 yılında her saatte her ürünün teslim edileceğini ve mobil ödeme seçeneklerinin egemen olacağını, yüzde 81’i mağaza içi dijital teknoloji kullanılacağını, yüzde 80’i ise kişiselleştirilmiş ürünler ve kasiyersiz otomatik mağazaların ortaya çıkacağını öngörüyor. Alışverişin 2030’a gelindiğinde sanal ortamda yapılacağı konusunda ise herkes emin değil. Yüzde 45’lik kesim buna ihtimal vermiyor; fiziksel mağazacılığın devam edeceğini düşünüyor.

Sosyal sorumluluk pek çok alanda olduğu gibi perakende alanında da genç mağaza müşterileri için daha önemli. 18-24 yaş aralığındaki kişilerin yüzde 49’u, 25-34 yaşındakilerin yüzde 47’si, 35-44 yaşındakilerin ise yüzde 43’ü sosyal sorumluluğa önem veriyor. Gençler sosyal sorumluluğun, yeni mağazacılık teknolojilerinin sağladığı en önemli üç avantajdan biri olduğunu söylüyorlar.

Ev aletlerinde büyük dönüşüm

Katılımcıların gerek teknoloji gerekse kullanım şekilleri açısından açık arayla en fazla değişim öngördükleri ürün grubu “ev aletleri”. Bunu kişisel aksesuarlar takip ediyor. Özellikle 45 yaş ve üstündeki katılımcıların yüzde 74’ü ev aletlerini ilk sıraya koyma eğiliminde. 

Yine ev aletlerini ilk sıraya koyan 18-24 yaş grubu, kişisel aksesuar, ulaşım ve oyun gibi alanlarda da önemli oranda dönüşüm beklentisi içinde. Y ve Z kuşakları, daha büyük yaş gruplarına kıyasla bugün hala emekleme aşamasında olan “akıllı ev“ ve “akıllı ulaşım” gibi alanlarda kendilerinden büyük yaş gruplarına göre daha fazla değişim öngörüyorlar. Özetlemek gerekirse, perakende sektörü bazında genel beklentilere bakıldığında tüketicilerin 10 yıllık çok kısa bir süre içinde bile alışveriş alışkanlıkları ve teknolojilerinde çok ciddi dönüşümler olacağına inandığı görülüyor.